Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu, geçtiğimiz haftalarda kamuoyunun dikkatini çeken Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki yenilenebilir enerji anlaşmasını masaya yatırdı. Toplantıda muhalefet ve bazı iktidar partisi milletvekilleri, Türkiye’de kurulacak güneş ve rüzgâr enerjisi santrallerinin neden Türk şirketleri tarafından değil, Suudi Arabistan şirketleri tarafından inşa edileceği konusunda eleştirilerde bulundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, bu ve diğer sorulara yanıt verdi.
Dışişleri Komisyonu, bugünkü oturumunda uluslararası alandaki beş farklı yasa teklifini incelemek üzere toplandı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan’ın katılımıyla gerçekleşen toplantı, Dışişleri Komisyonu Başkanı AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay’ın açılış konuşması ile başladı.
Oktay, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı’nın statüsünü gündeme getirirken, “Türkiye’nin yaklaşımı, bölgede savaş öncesi uygulamalara geri dönülmesidir. Savaş, İsrail’in savaşı olmasına rağmen, bedelini tüm dünya ödemektedir. Asıl bedeli İsrail ödemelidir.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, İsrail’in bölgedeki saldırı ve işgal girişimlerinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, bu eylemlerden vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.
Suudi Arabistan ile imzalanan yenilenebilir enerji anlaşması üzerine yapılan tartışmalar da dikkat çekti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, bu anlaşmanın komisyon gündeminin öncelikli maddesi haline getirilmesini talep etti. DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp ise anlaşmanın tartışılmaya açık olduğunu belirterek benzer bir öneri sundu. Ancak Fuat Oktay’ın oylamaya sunduğu bu öneri, komisyon üyeleri tarafından oy çokluğuyla reddedildi.
Sonrasında, Türkiye ile Ekvator Ginesi arasındaki savunma işbirliği anlaşması onaylandı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın sivil koruma mekanizmasının kurulmasına dair bir anlaşmanın görüşülmesinde ise CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Türkiye’nin acil durumlar bakanlığının olmadığını hatırlatarak, bu durumun önemini bir kez daha vurguladı.
Toplantının ilerleyen saatlerinde, Suudi Arabistan ile yapılan yenilenebilir enerji anlaşması gündeme alındı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, bu anlaşmanın 3 Şubat 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı’nın Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında imzalandığını belirtti. Anlaşma kapsamında Türkiye’de toplamda 5 bin megawatt kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgâr enerjisi projelerinin Suudi Arabistan şirketleri tarafından gerçekleştirileceği açıklandı.
Bu tartışmalar, yenilenebilir enerji alanında uluslararası ortaklıkların nasıl şekilleneceği ve yerli şirketlerin bu süreçteki rolü açısından önemli bir gündem oluşturuyor.