Özgür Erdursun’dan Ekonomik Uyarı: Çalışanlar ve Emekliler Zorlu Günlere Hazırlanmalı

Ekonomist Özgür Erdursun, Türkiye’nin ekonomik durumu hakkında endişe verici bir değerlendirmede bulundu. Son köşe yazısında, Merkez Bankası’nın rezervlerindeki azalma ve vatandaşların geçim koşullarındaki olumsuz gelişmelerin birlikte yaşandığını vurgulayan Erdursun, “Toplumun her kesimi için daha zor günler geliyor” ifadelerini kullandı.

**Rezervler Düşüyor, Borç Artıyor**
Erdursun’un analizine göre, 27 Şubat 2026 ile 17 Nisan 2026 arasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinde belirgin bir azalma gözlemlendi. Brüt rezervler 210,2 milyar dolardan 174,4 milyar dolara düşerken, net rezervler 91,8 milyar dolardan 58,4 milyar dolara geriledi. Swap hariç net rezervler ise 78,9 milyar dolardan 39,7 milyar dolara indi. Aynı dönemde Türkiye’nin kısa vadeli dış borcunun ise 225,4 milyar dolardan 239,2 milyar dolara yükseldiğine dikkat çeken Erdursun, bu durumu, “Rezervler azalıyor, borç artıyor. Bu durum, ekonomi yönetiminin hareket alanını daraltıyor” sözleriyle özetledi.

**Geçim Koşulları Alarm Veriyor**
Erdursun, vatandaşların alım gücündeki düşüşe de vurgu yaptı ve TÜRK-İŞ verilerini örnek gösterdi. Açlık sınırı 34.587 TL, yoksulluk sınırı ise 112.661 TL olarak belirlendi. Mevcut gelirlerle karşılaştırıldığında durumu “çarpıcı” olarak tanımlayan Erdursun, “Geniş kitleler açlık sınırının etrafında ya da altında, yoksulluk sınırının ise çok gerisinde kalıyor” dedi.

**Artan Beklentiler, Sınırlı Kaynaklar**
Toplumun tüm kesimlerinde gelir artışı beklentilerinin yükseldiğini belirten Erdursun, emeklilerin alım gücünün korunması, çalışanların ücretlerinin enflasyon karşısında erimemesi ve memurların refah payı talep ettiğini ifade etti. Ancak mevcut ekonomik koşulların bu talepleri karşılamayı zorlaştırdığını belirten Erdursun, “Devletin mali alanı daralıyor” diyerek kamu maliyesi üzerindeki baskıyı gözler önüne serdi.

**Vergi Yükü Artabilir**
Artan harcamalar karşısında kamu gelirlerini artırma ihtiyacının vergi politikalarını gündeme getirdiğini söyleyen Erdursun, sahadaki durumu şu şekilde özetledi: “Esnaf düşük talep ve yüksek maliyetle mücadele ediyor. İşveren finansman ve kur baskısı altında. Kayıtlı ekonomide kalan kesimin vergi yükü artıyor.” Erdursun, “Devlet daha fazla vergiye ihtiyaç duyuyor ancak ekonomi bu yükü taşıyacak güçte değil” diyerek durumu eleştirdi.

**Ekonomide Üçlü Sıkışma**
Erdursun, mevcut ekonomik tabloyu üç temel sorunla özetliyor: Rezervlerin düşmesi ve finansal güvenin zayıflaması, artan borç ve büyüyen yükümlülükler, yetersiz gelirler ve iç talebin baskı altında kalması. Bu üçlü yapı, hem kamu hem de özel sektör ile hane halkı üzerinde eş zamanlı baskı oluşturuyor ve sürecin giderek daha da zorlaşacağını belirtiyor.

**Zor Günler Kapıda**
Özgür Erdursun, 2026 ve 2027’nin ilk yarısının ekonomik açıdan zorlu geçeceğini ifade ederken, muhtemel seçim sürecinin beklentileri artırabileceğini ancak mevcut şartlarda bu beklentilerin karşılanmasının kolay olmayacağını sözlerine ekledi. Değerlendirmesini, “Kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar yüksek. Bu nedenle işçi, memur, emekli, esnaf ve işveren için daha zor günler kapıda” diyerek tamamladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir