Gazze’de barış gücü tartışması | İsrail: Türk askeri Gazze’ye giremez

gazzede baris gucu tartismasi israil turk askeri gazzeye giremez aJtmn9vM.jpg

İsrail Dışişleri Bakanı Saar, Türkiye’nin Gazze’ye Asker Göndermesine Karşı

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Budapeşte’de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin Gazze’ye asker göndermesine karşı olduklarını açıkladı.

Saar, Türkiye’nin İsrail’e karşı “düşmanca bir yaklaşım” sergilediğini belirterek, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Gazze’ye girmesine izin vermemiz mümkün değil. Bu konudaki tutumumuzu Amerikan dostlarımıza açıkça ilettik” ifadelerini kullandı. Ayrıca, hangi ülkelerden asker gönderilmesinin “makul” olacağına ilişkin, “Asker göndermek isteyen veya hazır olan ülkelerin en azından İsrail’e karşı adil olmaları gerektiğini” vurguladı.

İlişkilerin bozulmasıyla ilgili olarak Saar, “Türkiye, Erdoğan yönetiminde İsrail’e karşı düşmanca bir tutum benimsedi. İsrail’in güvenliğini ve çıkarlarını tehdit etmeyecek, İsrail’in rahat edebileceği ülkelerin bu güce katılması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

ABD yönetimi, Amerikan askerlerini Gazze’ye göndermeyi reddederken, çok uluslu güce katkı yapabilecek potansiyel ülkelerle görüşmeler yürütüyor. Washington’ın, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Katar, Türkiye ve Azerbaycan ile temaslarda bulunduğu belirtiliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türk güvenlik güçlerinin Gazze’de rol almasına karşı çıktığını ve hangi yabancı güçlere izin vereceğini kendisinin belirleyeceğini açıklamıştı.

“Uluslararası Güç, İsrail’in Rahat Edeceği Ülkelerden Oluşmalı”

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail’i desteklemek ve ateşkesi güçlendirmek amacıyla yaptığı ziyaretler sırasında, uluslararası gücün “İsrail’in rahat edeceği” ülkelerden oluşması gerektiğini vurgulayarak Tel Aviv’in güvenlik algısına dikkat çekti. Türk katılımına ise özel bir yorum yapmadı.

Reuters’a göre, Türkiye’nin dışlanması durumunda çok uluslu gücün meşruiyeti ve bölgesel denge üzerindeki etkisi değişebilir. Türkiye, bölgesel aktör olarak önemli diplomatik ve lojistik kabiliyetlere sahip. İsrail’in hangi güçleri kabul edeceğini belirleme konusundaki ısrarı, sahada güvenlik kontrolünü elinde tutma arzusu ile örtüşüyor ve bu durum barış süreçleri ile güvenlik garantileri arasındaki dengeyi sorgulamamıza neden oluyor.